Din ve Coğrafya II
Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hitit Üniversitesi İslami İlimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (HİSAM) iş birliğiyle 6 (altı) sempozyum olarak planlanan Din ve Coğrafya sempozyumlarından ilki 5-6 Ekim 2023 tarihlerinde “Erken Dönem İslam Kültüründe Coğrafya Algısı (H.I-IV)” başlığıyla gerçekleştirilmiştir. İslam Coğrafyacılığının gelişim sürecini kronolojik olarak takip etmek adına ikinci sempozyumun başlığı “4./10. Yüzyıl Sonrası İslam Coğrafyacılığının Tarihi” olarak belirlenmiştir.
Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Hitit Üniversitesi İslami İlimler Araştırma ve Uygulama Merkezi işbirliğiyle geçen yıl ilki düzenlenen Din ve Coğrafya Sempozyumu’nun ikincisi bu yıl “4/10. Asır Sonrası İslam Coğrafyacılığının Tarihi” temasıyla 03-04 Ekim 2024 tarihlerinde fakültemiz Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Ülkemizdeki 21 üniversiteden 39 akademisyen tarafından açılış paneli ve devamındaki sekiz oturumda 37 bildiri sunulmuştur. İlgiyle takip edilen sempozyumun açılış programına Vali yardımcısı Muhammed Gürbüz, İl Müftüsü Şahin Yıldırım ve Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil İbrahim Şimşek de katılmışlardır.
İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cemil Hakyemez ile İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut, açılış konuşmalarında Din ve Coğrafya ilişkisi bağlamında disiplinlerarası çalışmaların önemine dikkat çekmişlerdir. Prof. Dr. İsmail Bulut’un moderatörlüğünü yaptığı açılış oturumunda sırayla Prof. Dr. Yavuz Unat, Doç. Dr. İlhami Danış ve Doç. Dr. Nihal Şahin Utku, İslam bilim tarihinde ortaya konan astronomi, coğrafya ve denizcilik çalışmaları hakkında dinleyenlere önemli bilgiler aktarmış, değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
Bu sempozyumda 4./10. yüzyıldan sonra İslam dünyasında coğrafya ile ilgili yaşanan gelişmeler ele alınması hedeflenmektedir. 3./9. ve 4./10. asırlarda Müslümanlar ayrı bir bilim dalı olduğunu fark ettikleri coğrafya ile ilgili güçlü ve özgün metinler ortaya koyarak İslam coğrafyacılığını önemli bir seviyeye ulaştırmışlardır. Sonraki asırlarda İslam coğrafyacılığının gelişerek büyük bir edebiyat oluşturduğu görülmektedir. İslam dünyasının söz konusu asırlardan itibaren siyasi olarak parçalanmış olması ve pek çok bölgede farklı hanedanlıkların ortaya çıkması coğrafya eserlerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Ayrıca söz konusu dönemde seyyahların İslam dünyasının batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine gerçekleştirdikleri seyahatlerin ürünü olan zengin bir seyahatname kültürü gelişmiştir. Bu çerçevede sempozyumda yöntemsel tartışmalardan, denizciliğe, dijital sistemlerin İslam tarihi, coğrafya ve medeniyet araştırmalarında kullanımına, İslam coğrafya geleneğinin önemli temsilcileri ve eserlerine, hac yollarından, Mısır gibi önemli bölgelere, seyyahlara ve Osmanlı coğrafyacılığına dair birbirinden değerli bildiriler sunulmuştur.
“4/10. Asır Sonrası İslam Coğrafyacılığının Tarihi” başlıklı Din ve Coğrafya Sempozyumu II, tıpkı ilk sempozyumda olduğu gibi gerek katılımcıların gerekse izleyenlerin beğenisini toplamıştır.