Bilhassa alanın uzmanı tarafından meraklı genç okurların erken okur yazarlık evresinde karşılaştıkları yarı-popüler metinlerin üretimi hususuna bu eseriyle kıymetli bir katkı yapmış olan Prof. Dr. İlknur Taş, üzerine önemli araştırmalar gerçekleştirip eserler verdiği Hitit kralı IV. Tuthaliya'nın çocukluğunun gözünden ve dilinden, devrin hayatı hakkında canlı bir tasvir sunuyor. Bu anlamda aslında her yaştan alana ve döneme meraklı okur için değerli olacak tarihi verilerin görselleştirilmesi ve tasviri kapsamında kıymetli bir ilk rehber niteliğine de bürünen eserin, bilhassa geleceğin tarihçi akademisyenlerinin erken okur yazarlık dönemlerinde ilk okudukları kitaplardan biri olabileceği için hocamızı tebrik ediyoruz.
Kitabın içerik ve kapsamı hakkında hocamız, "Doktora tezimde üzerine oldukça fazla çalışma yaptığım IV. Tuthaliya’yı okuyucuyla buluşturmak istedim. Tuthaliya’nın küçük bir çocukken olasılıkla yaşadıklarını, ailesinde ve çevresinde tanıklık ettiği Hitit döneminde yaşanmış olaylar ve günlük hayatı onun gözünden betimlemeye gayret ettim. Hitit kraliyet ailesi ve o dönemde yaşayan kraliyet ailesinden ya da kraliyet ailesine yakın Bentip-Şarri gibi tarihi kişilikleri de hikayeye dahil ettim. Kültürlerarası alışverişler, Hitit-Hurri kültürünün başkent Boğazköy’de yoğun şekilde hissedilmesi gibi tarihi gerçekler de hikayede yer buluyor. Tuthaliya’nın çocukluk yılları, imparatorluk döneminde geçtiği için kitapta bu dönemi baz alarak tarihi olgu ve olayları olabildiğince sade bir dille anlattım. Hattuşa mimarisi, Yazılıkaya’nın görsel ve yazılı tasviri, bir Hitit bayramı olan An.tah.şum.sar festivalinin hazırlık aşaması bir Hitit ritüel töreni, dans ve teatral sahneler gibi detayları biraz da kurgulayarak genç okuyucuyu sıkmadan anlatmaya çalıştım" ifadelerini kullanıyor.
Kitabı kaleme alma motivasyonu ve hedefleri hakkında ise hocamız "10 bin yılı aşan bir kültür mirasının bu ülkenin çocukları ve gençlerinin belleklerine tabiri caiz ise ‘kazımak’ için yapılmış bir projenin ilk adımıdır bu çalışma. Kıymetli bilim insanı Hamit Zübeyr Koşay ile başlayan ve Anadolu Arkeolojisi ile Etnografya arasındaki ilişkiyi gözler önüne seren çalışmalar maalesef kesintiye uğradı. Oysa kitaplarla ve ilgi uyandıracak yarı popüler çalışmalarla gelecek nesillerin bu konularla ilgilenip kafa yoracak bir seviyeye getirilmesi çok mühim. Anadolu’da yaşayan kültürler arası değişim ve etkileşim çok fazla. Aradan binlerce yıl geçmiş olsa da birleştirici coğrafya ve jeokültürel bellekten kaynaklanan bir kültür aktarımı söz konusu ve bunun etkilerini bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmek mümkün." şeklinde açıklamada bulunuyor.
Burada bazı kısımlarını alıntıladığımız, hocamızla söz konusu yeni kitabı hakkında yapılan kapsamlı ve keyifli söyleşiye ulaşmak için tıklayınız.