Bekçitepe Kazı Projesi

Kazı Adı: Bekçitepe Arkeolojik Kazıları

İli: Niğde

İlçesi: Bor

Kazı Başkanı: Doç. Dr. Abdullah HACAR

Kurumu: Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Arkeoloji Bölümü

İletişim: abdullahhacar@hitit.edu.tr , abdullahhacar@gmail.com

 

BEKÇİTEPE ARKEOLOJİK KAZILARI 

Genel Bilgiler

Ekonomik ve politik örgütlenmede önemli toplumsal dönüşümlerin yaşandığı Kalkolitik Çağ, Anadolu’nun tarihöncesinde çok fazla çalışılmamış bir dönemdir. Son 30 yıl içerisinde, çalışma alanımızı kapsayan Batı Kapadokya’da yürütülen arkeolojik araştırmalar neticesinde geleneksel kronolojide Erken ve Orta olarak isimlendirilen Kalkolitiğin ilk iki evresi hakkında sınırlı da olsa bilgiler alınmıştır. Yaklaşık 1500 yıllık (MÖ 4700-3300/3200) bir zaman dilimini kapsayan Geç Kalkolitik hakkında ise sadece çalışma alanımızda değil Orta Anadolu’nun tamamında hemen hemen hiçbir bilgimiz yoktur. 

2017 yılında Doç. Dr. Abdullah HACAR başkanlığında başlatılan Niğde ili Çamardı, Ulukışla ve Bor ilçeleri dağlık alan yüzey araştırmasının temel amaçlarından biri, hakkında çok fazla bilgi olmayan Kalkolitik Dönem’e ilişkin veriler elde etmek idi. 2017-2021 yılları arasında Orta Torosların kuzeyi dağlık alanda ve Bor Ovası’nda sürdürülen yüzey araştırmaları bölgedeki Erken Kalkolitik yerleşimlerinin yerel farklılıklar gösterdiğini, bu yerleşmelerin üzerine kurulan Orta Kalkolitik yerleşmelerin ise (MÖ 5200-4700) bölgesel düzeyde standart buluntulara (yerleşim düzeni, mimari, çanak çömlek ve küçük buluntular) sahip olduğunu göstermiştir (Gülçur 2012; Öztan 2002; 2012; Hacar vd. 2019; Hacar 2017; 2019). Ayrıca elde edilen veriler, Geç Neolitik-Erken Kalkolitik topluluklarının sadece ovalarda kalıcı yerleşmelerini kurduklarına işaret etmekte, buna karşın, ayırıcı kültürel materyallere sahip Orta Kalkolitik topluluklarının, hem ovadaki daha erken yerleşmelerin üzerine yerleşmelerini kurduklarını hem de daha erken dönemlerde kalıcı yerleşmelerin görülmediği dağlık alanlara kalıcı yerleşimlerini kurarak yayıldıklarını göstermektedir. Dahası, dönem sonunda ovadaki veya dağlık alandaki tüm Orta Kalkolitik yerleşmelerinin terk edildiği anlaşılmaktadır. Bu bulgular, Batı Kapadokya gruplarının Orta Kalkolitik başlarında dağlık alanların yoğun kullanımına dayanan, yeni bir karmaşık ekonomik ve sosyo-politik örgütlenme modeli ortaya çıkardıklarını ve dönem sonunda bu sistemin sürdürülemeyerek başarısızlığa uğradığını göstermiştir (Hacar vd. 2019).

Araştırmalar sırasında ortaya çıkan bir diğer önemli bulgu ise, Geç Kalkolitik Dönem’in başlarına tarihlenen (yaklaşık MÖ 4700-4300), bölgemiz için yerel olmayan tarazlı/flint scraped 'Coba tipi' kaseler ile saman yüzlü sıkma boyunlu çömleklerin çalışma alanımızda tespit edilmesi idi (Hacar 2020). Bu yerel olmayan buluntular Orta Torosların kuzey sınırında yer alan 2022 yılında kazılarına başladığımız Bekçitepe ve Adıyaman Mevkii 1 olarak adlandırdığımız alanlardan elde edilmişti. Seri üretim zinciri sonucunda üretilmiş 'Coba tipi' kaseler ve saman yüzlü çömlekler, Kapadokya'nın Neolitik'ten itibaren görülen geleneksel ince ve açkılı mal gruplarından farklı olarak, kaba ve açık renkli bir yüzeye sahiptir. Benzer buluntular Ubaid yayılımı ile ilişkili olarak daha çok Kuzey Mezopotamya, Doğu Anadolu ve Kuzey Suriye yerleşmelerinde, "üç kısımlı/bölümlü" (tripartite) yapılar, token’lar, mühür ve mühür baskıları ile birlikte, değişen sosyo-ekonomik ve politik örgütlenmenin işaretleri olarak, Geç Ubaid evresinden itibaren görülmektedir (Stein 2010, 28–29; 2012, 128; Frangipane 2002, 127, 161–73). Kapadokya bölgesinde Güvercinkayası ve Fraktin Yanı yerleşmelerinde de Coba kaseleri ve saman yüzlü çömlekler elde edilmiştir. Güvercinkayası'nda bu kaseler, III. tabakada yerel olmayan mühürler ve Ubaid benzeri boyalı bir tür çanak çömlek grubu ile birlikte ortaya çıkarılmıştır (Gülçur 2012; Demirtaş 2018; 2015). 1950'lerde Tahsin Özgüç tarafından kazılan Fraktin Yanı'nda da yine Özgüç tarafından Ubaidbenzeri boyalı olarak nitelenen bir grup çanak çömlek ile birlikte benzer buluntular elde edilmiştir (Özgüç 1956).

Bekçitepe kazıları yukarıda özet olarak belirtilen yüzey araştırmalarında elde edilen bu veriler ile ortaya çıkan sorunlara cevap bulmak amacı ile 2022 yılında Niğde Müzesi Müdürlüğü başkanlığında Doç. Dr. Abdullah HACAR’ın bilimsel sorumluluğunda başlatılmıştır (gerekli alt yapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından Bekçitepe kazıları 2025 yılından itibaren Doç. Dr. Abdullah HACAR’ın başkanlığında devam etmektedir). Yerleşme, Niğde ili, Bor ilçesi, Havuzlu Köyü’nün yaklaşık 1.2km güneybatısında Orta Torosların kuzey sınırında yer almaktadır. Alan tepe ve aşağı yerleşme olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Yaklaşık 75m çapında, 5-7m yüksekliğindeki tepe kısmı, Bor Ovası’na bakan kayalık bir yükseltinin en uç noktasında konumlanmıştır. Kayalığın bu kısmı deniz seviyesinden yaklaşık 1240m yüksekliktedir. Tepe kısmının güney yönünde ise yaklaşık 1.3 hektarlık bir aşağı yerleşme mevcuttur. 2017-2021 yıllarında sürdürdüğümüz yüzey araştırmaları kapsamında aşağı yerleşmede yaptığımız yüzey taramalarında yoğunluklu olarak Helenistik Dönem’e tarihlenen buluntular elde edilse de özellikle Orta Kalkolitiğe tarihlenen tarihöncesi dönem bulgularına da ulaşılmıştır. 

Amaçlar

Aşağıda ayrıntıları verilen kazıların amaçları özetle, Orta Kalkolitik kültürünün ortaya çıkışı, gelişimi, çevre bölgelere belli kurallar dahilinde yayılımı, başka bir ifade ile karmaşık bir politik örgütlenmeye dönüşümü ve çöküşü hakkında detaylı bilgi elde etmeyi içermektedir. Yaptığımız yüzey araştırmalarında Geç Neolitik sonu-Erken Kalkolitik, Orta Kalkolitik ve Geç Kalkolitik tabakalara sahip olduğu anlaşılan Bekçitepe arkeolojik kazılarının temel amaçları detaylı olarak şu şekilde sıralanmaktadır:

a)          Geç Neolitik, Erken, Orta ve Geç Kalkolitik dönemlerinde, Orta Torosların kuzeyi dağlık alandaki toplulukların yaşam tarzını, kültürel gelişimini, sosyo-ekonomik örgütlenme modelini çözümleyecek verilere ulaşmak,

b)         Neolitik’te, olasılıkla göçebe yaşam tarzını sürdüren toplulukların yoğun olduğu dağlık bir bölgede, yerleşikliği tercih etmiş topluluklar ile göçebe dağlık alan toplulukları arasındaki ilişkilerin niteliğini tanımlamak, bu ilişkiler ağının bölgeler arası mal aktarımındaki rolünü belirlemek,

c)          Tarihöncesi kültürel gelişime yön veren değişik hammaddeleri (özellikle erken madencilik için önemli bakır, kalay ve kurşun gibi metalik cevherler) barındıran dağlık bir bölgenin sınırında yer alan Bekçitepe’nin bu hammaddelerin temini veya işlenmesinde bir rolü olup olmadığını anlamak, 

d)         Geç Neolitik dönemden Geç Kalkolitik başlarına kadar, Orta Anadolu ile Kilikya arasındaki ilişkilerin arkeolojik kazılarla birlikte daha detaylı olarak tanımlanmasını sağlamak,

e)          Batı Kapadokya kronolojisinde şu an için belirsiz olan Erken Kalkolitik dönemden Orta Kalkolitiğe geçiş süreci (MÖ 5500/5400-5200) hakkında bilgi elde etmek, 

f)          Dağlık alanlara belli bir amaç doğrultusunda, yeni geliştirilen karmaşık bir ekonomik ve sosyo-politik örgütlenme ile yayıldığı anlaşılan Orta Kalkolitik toplumunun iç dinamiklerini, ekonomik modelini ve olasılıkla buna bağlı olarak gelişmiş politik örgütlenmesinin niteliğini yorumlamamızı sağlayacak veriler toplamak, 

g)         Mevcut araştırmalarda, sınırlı da olsa (madencilik ve bazı çanak çömleklerin üretimleri) varlığı saptanan uzmanlaşmayı sağlayan sistemin oluşum sürecini, toplumsal yapı ile bu organizasyonu sağlayan politik örgütlenmenin niteliğini araştırmak, 

h)         Yüzey araştırmalarında saptadığımız benzer buluntulara sahip dağlık alan ve ova yerleşmelerinin Orta Kalkolitik sosyal örgütlenmesindeki konumlarını belirlemek,

i)           Bölgedeki korunması zorunlu kısıtlı tarım alanlarının, madenlerin ve doğal geçitlerin, bu örgütlenmenin niteliğine olan olası etkilerini ‘erken devlet oluşumu’ teorileri kapsamında değerlendirmek,

j)           Orta Kalkolitik sonunda görülen yıkımın nedenini araştırmak, 

k)         Bu çöküşün, toplumun yönetimindeki veya örgütlenmesindeki yapısal iç sorunlar nedeniyle mi yoksa yeni bölgelere yayılma motivasyonu yüksek ve örgütlenmesi daha işlevsel ve belki de daha esnek bir topluluk ile çatışma sonucunda mı gerçekleştiğini ortaya koyacak verilere ulaşmak,

l)           Orta Anadolu’nun Neolitik’ten itibaren gelişen geleneksel buluntularından farklılık gösteren, daha çok Ubaid-ilişkiliolduğu anlaşılan Geç Kalkolitik buluntularını detaylı olarak belgelemek, tanımlamak, analizlerini yaptırmak ve yorumlamak, böylece Ubaid-ilişkili buluntulara sahip kültürün Orta Anadolu’daki oluşumu, yayılım süreci ve yoğunluğu hakkında bilgi elde etmek,

 

Kazılara İlişkin Özet Bilgiler

Bekçitepe ilk sezon kazı çalışmalarına 2022 yılında, alandaki ve Kemerhisar Belediye Başkanlığı’nca ekibimize tahsis edilen kazı evindeki gerekli hazırlık çalışmalarının tamamlanması ile başlanmıştır. Hazırlıklar genel olarak; kazı evinde alt yapının oluşturulmasını ve kazı alanında topoğrafik haritaların hazırlanmasını, ortofoto çekimlerini ve karelaj köşe noktalarının çakılmasını kapsamıştır. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra alanın tepe kısmında yer alan açmalarda kazı çalışmaları yürütülmüştür. Şu ana kadar Bekçitepe’nin M10a-d, K10a-b ve L10c açmalarında kazılar gerçekleştirilmiştir. Kazı çalışmaları, esas olarak Kalkolitik tabakalara sahip Bekçitepe’nin geç dönemlerde (olasılıkla Ortaçağ) mezarlık alanı olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. Şu ana kadar 9 mezar açığa çıkarılmıştır. Kabaca doğu-batı yönlü mezarların birçoğu kaçak kazılar sonucunda açılmış, kısmen mezarlar ve birey kalıntıları tahrip edilmiştir. 

Bu geç dönem mezarları dışında Bekçitepe’nin en üst tabakası göreli olarak Geç Kalkolitiğin erken evrelerine yaklaşık MÖ 5. binyılın ortalarına tarihlendirilmektedir. M10a-d açmalarında yüzeyin hemen altında açığa çıkarılan kerpiç yapı kalıntısın bu evreye ait bir yapıdır. Yapının kare biçimli kerpiçlerinin her bir kenarı yaklaşık 36cm uzunluğundadır. Ancak değişik biçim ve ölçülere sahip kerpiçler de yapının inşasında kullanılmıştır. Yapının standart olmayan derz aralıkları yer yer 2 ila 5cm arasında değişmektedir. Kerpiç yapı ne yazık ki M10a açmasının kuzey-batı köşesinde açılan kaçak kazı ve yukarıda değinilen geç dönem mezarları tarafından tahrip olmuştur. 

2024 yılı kazıları kerpiç yapının niteliğini daha iyi anlamamızı sağlamıştır. Özellikle M10d açmasında yapılan seviye inme çalışmalarında kerpiç yapının alt kısmı taşlardan inşa edilmiş bir platformun en üst seviyesi olduğu anlaşılmıştır. Kazılarda ayrıca platformun taş ve kerpiç bölümleri arasında olasılıkla hem seviye düzlemek hem de izolasyonu sağlamak için iki harç düzeyinin ve bu ikisinin arasında yassı küçük taşlarla bir seviyenin daha inşa edildiği anlaşılmıştır. Bu tip taş ve kerpiç platformlar bölgemize oldukça yakın Mersin-Yumuktepe’nin (XV. Kat) de aralarında olduğu birçok Ubaid-ilişkili yerleşmesinde görülmektedir. Bekçitepe’de yaptığımız kazılarda da bu mimari ile bağlantılı olarak yoğun miktarda, daha çok Kuzey Suriye, Kuzey Mezopotamya ve Doğu Anadolu’da Ubaid-etkili olarak görülen seri üretim coba kaseleri ve sıkma boyunlu çömlekler elde edilmiştir. Mutlak tarihler de bu durumu desteklemektedir. Platformun taş ve kerpiç kısımlarının arasındaki harç dolgusundan alınan 2 karbon örneği C14 yaşlandırma analizlerinin yapılması için Tübitak-MAM’a gönderilmiştir. Türk Tarih Kurumu’nun destekleri ile yaptırılan C14 yaşlandırma analizi sonuçları bu alanın MÖ 5131-4883 yıllarına tarihlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Dağlık alan yüzey araştırmalarımız kapsamında 2018 ve 2019 yıllarında Bekçitepe’de yaptığımız yüzey taramalarında, özellikle alanın yamaçlarında tilki/porsuk gibi hayvanlarca açılan yuvaların girişindeki toprak içerisinde, kayda değer miktarda cüruf ve cevher parçaları tespit edilmişti. 2023 yılında erken madenciliğe ilişkin önemli veriler sağlayabilecek bir alan olan yerleşmenin batı yamacındaki K10a açmasında kazılara başlanmıştır. İlerleyen kazılarda tahmin edildiği gibi erken dönem madenciliği hakkında önemli bilgiler elde edilmiştir. Birim 1’de 100’ün üzerinde metalürjik buluntu elde edilmiştir. Bu buluntular, maden üretiminin yerleşmede yapıldığını gösteren, üretim zincirinin her evresini yansıtan cevher, cüruf, metal artıkları ve bazılarının iç yüzeyi cüruflaşmış pota parçalarıdır. Cevher ve cüruf örneklerinden 8’inin XRD analizleri Tübitak-MAM’da, Türk Tarih Kurumu’nun destekleri ile yapılmıştır. Raporun ön değerlendirmesine göre cevherler bünyelerinde yoğun bakır elementi bulunduran Malahit, Kuprit ve Atacamite mineraline sahiptir. Alandan elde edilen, içerisinde prillerin bulunduğu diğer cüruf örnekleri ise erken dönemlerde daha çok görülen primitif bir üretimi işaret etmektedir. Birim 1’den alınan Karbon örnekleri de ekstraktif madenciliğin henüz yeni yeni ortaya çıktığı bir dönemi cal. MÖ 5040-4715 yıllarını işaret etmektedir.

Bekçitepe kazılarında elde edilen yontmataş buluntuların büyük çoğunluğu (%92) obsidiyen ile temsil edilmektedir. Obsidiyenler üzerinde yapılan makroskobik renk ve doku analizleri, obsidiyenin büyük çoğunluğunun Göllüdağ kaynaklı olduğunu göstermektedir. Yerleşmede herhangi bir blok veya ön form bulunamamış olsa da, buluntular üretimin yerleşmede gerçekleştirildiğini göstermiştir (Hacar, vd., 2024: 44). 

Bekçitepe kazılarında elde edilen çanak çömleklerin büyük bir kısmı daha çok Kuzey Mezopotamya, Doğu Anadolu ve Kuzey Suriye’den bilinen Ubaid-ilişkili (?) seri üretim açık renkli kaplarla büyük benzerlik gösterir. Kaseler form ve üretim tekniği olarak Coba tipindedir (Rothman, 2002, s. 55; Baldi, 2012, s. 394-397). Elde edilen parçaların birçoğu turnet üretimidir. Hamur genellikle devetüyü, turuncu, pembe veya kahverengi, orta pekişmiş, iri-orta büyüklükte taşçık, kum, kireç ve saman katkılıdır. Katkılarda herhangi bir standardizasyon görülmemektedir. İç yüzeyler genellikle astarlı veya sıvazlıdır. Dış yüzeyler ise sıvazlama sonrasında, fırınlama öncesinde, bir alet yardımı ile özellikle belli bölgelere uygulanmış taraz/sıyrık/scrape izlerine sahiptir. Tarazlama genellikle ağız kenarı altından başlayarak dibe doğru yatay eğriler şeklinde ve yoğunluğu artarak uygulanmıştır. Kaseler genellikle düz dipli, yarı küresel gövde profiline sahiptir. Kapalı formlu kapların yüzeyleri genellikle sıvazlı veya düzeltilidir. Ancak bazı çömlek örneklerinin dış yüzeyleri de tarazlanmıştır.

 

Seçilmiş Yayınlar

 

Makale ve Kitap Bölümleri

Hacar, A., Çetin N. Ünlüler Y. 2024. “New Neolithic finds from the highlands between Central Anatolia and Cilicia”, Journal of Archaeological Science: Report, 59: 1-11. (SCI-AHCI)

Hacar, A., Ünlüler Y., Başaran Mutlu M., Çetin N., Doğan Z., Karkınlı A. E. 2024. “Bekçitepe (Niğde-Bor) 2022 Yılı Kazıları: İlk Sezon Ön Raporu”, Kazı Sonuçları Toplantısı 43-1: 39-52.

Hacar A., 2021. “Cultural Exchanges in Cappadocia during the Chalcolithic Period: Recent Results of the Archaeological Survey in the South-western Cappadocia (2017–2019 Seasons)”, Cultural Exchange and Current Research in Kültepe and its Surroundings. (Kültepe International Meetings 4)(Subartu XLVI) Ed. F. Kulakoğlu, G. Kryszat and C. Michel. Turnhout: Brepols: 7-21.

Hacar, A. ve Yener A. 2020. “Anatolian Pot Marks in the Third Millennium BC: Signage, Early State Formation and Organization of Production”, Adalya, 23: 25-58. (SCI-AHCI)

Hacar, A., 2020. “İlk Tunç Çağı Çanak-Çömlek Üretiminde Uzmanlaşma: Güneybatı Kapadokyada Uzmanlaşmış Üretim Örgütlenmesine İlişkin Yorumlar”, Belleten 84-300: 459-502. (SCI-AHCI)

Hacar A., 2020. “Orta Torosların Kuzey Sınırında Orta-Geç Kalkolitik Geçiş Süreci: Ubaid-İlişkili (?) Etkiler”, Tuba-Ar26: 27-43.

Hacar, A., Tektaş M., Egeci H. S., ve Johnson M. 2019. “Middle Chalcolithic expansion into the highlands of the north-central Taurus, south-western Cappadocia”, Antiquity 93-372; 1-7. Doi: 10.15184/aqy.2019.184 (SCI-AHCI)

Hacar, A., 2019. “Niğde İli Dağlık Bölgenin Orta Kalkolitik Dönem Buluntu Alanları”, Arkeolojiyle Geçen Yarım Asır: Sevil Gülçur’a 75. Yaş Armağanı. Ed. P. Çaylı, I. Demirtaş ve B. Eser. Bilgin Kültür Sanat Yayınları: Ankara: 21-44.

Hacar A., 2017. “Possible Links Between The Highland Regions North of the Central Taurus and West Cappadocia in the Middle Chalcolithic Period (6th And 5th Millennium BC)”, Tuba-Ar 21:11-23. Doi: 10.22520/tubaar.2017.20.001

Sempozyum ve Webinarlar

Hacar, A., 2021. “Niğde İli Dağlık Alan Yüzey Araştırması: 2019-2020 Yılları”, Türkiye Yüzey Araştirmalari Webinarı (Orta Anadolu – Karadeniz) 2: 94.

Hacar, A., 2021. “İlk Tunç Çağı'nda Orta Torosların Kuzeyi Dağlık Alan: Ekonomik ve Sosyo-Politik Yapıya İlişkin Yorumlar”, MÖ III. Binyilda Anadolu Genel Durum ve Son Dönem Araştırmaları, 19-22 Şubat 2021.

Hacar, A., (Egeci H. S. ile birlikte) 2020. “Niğde İli Dağlık Alan Arkeolojik Yüzey Araştırması: 2018 Yılı”, Araştırma Sonuçları Toplantısı 37-1: 1-20.

Hacar, A., 2019. “Niğde İli Çamardı Ulukışla ve Bor İlçeleri Yüzey Araştırması: 2017 Yılı”, Araştırma Sonuçları Toplantısı 36-1: 1-22.

Projeye Katkı Sunanlar

 

-Hitit Üniversitesi

-Kültür ve Turizm Bakanlığı

-Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü

-Niğde Müzesi Müdürlüğü

-Türk Tarih Kurumu

-Kemerhisar Belediye Başkanlığı

 

-Yakup ÜNLÜER

-Prof. Dr. Aslıhan YENER

-Prof. Dr. Sevil GÜLÇUR

-Prof. Dr. Fikri KULAKOĞLU

-Prof. Dr. Bekir Necati ALTIN 

-Prof. Dr. Türkan Bayer ALTIN

-H. Simge Egeci HACAR

-Nilay ÇETİN

-Dr. Michael JOHNSON

-Murat TEKTAŞ 

-Dr. Lorenzo CASTELLANO

-Dr. Emine KÖKER 

-Dr. Meral BAŞARAN MUTLU

-Dr. Ahmet Emin KARKINLI

-Doç. Dr. Bora YENİHAN

-Doç. Dr. Ayşin KONAK

-Şerife ÇAKAR

-Züleyha DOĞAN

-Şeyda ÇAKMAK 

Defne ERGİN

Öznur ERYAZ

Tunahan SEYİS

Eda KEÇECİ

Mesut KORKUT

İpek Sıla ERDEM

Damla BALTACI

Altay ÖZMUT

Şebnem Zeynep TAŞTAN

Mevhibe Elvan ÖZTÜRK

Simay DENİZ

Murat GOLMOHAMMADI

Nuray BAŞARAN

Esmanur KARATAŞ 

Nursel TAN

Zehra KOYUNCU

Âdem Sefa ÜNSAL

HIZLI ERİŞİM